rulururu

post Kafeinsiz kahve ağaçta yetişecek

Şubat 6th, 2009

Kategori: Kahve Üretimi, Kahve Üzerine — admin @ 9:01 pm

Japonya’da genetik modifikasyon yolu ile kafeinsiz kahve çekirdekleri elde edildi..

Kafeinsiz kahve dünya kahve pazarının %10’unu oluşturmakta. Kahvenin kafeininin uzaklaştırılması pahalı bir süreç ve karbondioksit veya karbonmonoksit filtreler kullanılarak yaş ve kuru tekniklerle yapılıyor. Ancak bu işlemler sırasında kahve tadından da kaybediyor.

Jaopnya’da  Nara Bilim ve Teknoloji Enstitüsü genetic modifikasyonla ağaçta kafeinsiz kahve çekirdekleri elde etmeyi başardı. Her ne kadar bu yöntemle kafeinsiz kahve elde etmek ucuz ve belki de daha sağlıklı gözükse de, genetic değişime uğramış ürünlere karşı tepkilerin artması bu yöntemle elde edilen kahvenin kullnılıp kullnılamayacağı konusunda soru işaretleri doğuyor.

Kafeinsiz kahvenin avantajı, kalp çarpıntısı, tansiyonu arttırma ve uykuyu kaçırma gibi riskleri olmaması.

Burada kullanılan ağaçlar Coffea canephora dan geliştirilmekte.

Kaynak:
Ogita, S., Uefuji, H., Yamaguchi, Y., Koizumi, N. & Sano, H. Producing decaffeinated coffee plants. Nature, 423, 823, (2003).

post Kahvenin Bitkisel Yaşamı

Şubat 6th, 2009

Kategori: Kahve Üretimi, Kahve Üzerine — admin @ 8:59 pm

Kahve, bir ağacın meyvesinin çekirdeğidir. Aile Rubiaceae, cinsi ise Coffea’dır. Çok sayıda Coffea türü varsa da, ekonomik anlamda iki tanesi önemlidir:Coffea arabica (Arabica) ve Coffea canephora (Robusta). Kahve ağacı Arabistan yarımadası kökenlidir. Ağacın normal boyu 8-10 metreyi bulabilirse de, üretim teknikleri nedeni ile genellikle 2-3 metreye kadar büyümesine izin verilir. Yaprakları sürekli yeşildir. Yetişmesi için tropikal bölge, volkanik zemin, orta derece nem gibi özellikler gerekir. Don’a karşı duyarlı bir ağaçtır. Genellikle yağmurun hemen ardından ağaçlar beyaz renkli, kısa ve yoğun kokulu çiçeklerini açarlar. bu çiçeklerin ömrü sadece birkaç gündür. Coffea arabica otogam iken, Coffea canephora için polinasyon gerekir. Fertilize olan çiçekten kahve yemişi gelişir. Bu yemiş 1,5 cm. büyüklüğünde, yuvarlak ve başlangıçta yeşil renklidir. Olgunlaştıkça rengi kırmızı’ya dönüşür ve esas kullanılan kırmızı renkli yemişlerdir. Kalın bir kabuğa sahip bu yemişin içinde çekirdek vardır. Kahvenin elde edildiği kısım bu çekirdektir. Çekirdeğin üzerini parşomen adı verilen beyazımsı bir zar kaplar ve bunun altında da ikinci bir gümüş zar adı da verilen bir tabaka vardır. Bu tabakaların içerisinde ise, kahve çekirdeği yer alır. Hemen her zaman bir yemiş, iki çekirdek taşır. Çekirdekler yeşil renklidir. Kahve bu çekirdeklerden elde edilir geri kalan ise atılır. Yemişlerin rengi kırmızı olunca olgunlaşmış demektir ve bozulmadan toplanmalıdır. Bu toplama işlemi çeşitli yöntemlerle yapılırsa da, en iyi ama en zahmetli yöntem elle toplamadır.

Arabica ve Robusta:

Arabica, dünyada en yaygın kahve ağacıdır. Arabica, yetişmesi daha zor, parazitlere ve ısıya daha dayanıksızdır. Ancak elde edilen ürün daha kaliteli olduğu için yaygın olarak yetiştirilmektedir. Robusta daha nemli, sıcak bölgelerde de yetiştirilebilir ancak ürünü daha kalitesizdir. “Gold” adı altında satılan kahveler genellikle Arabica’dan yapılır. Genellikle alışkın olmayan bir göz, bu iki kahve ağacının çekirdeklerini birbirinden ayırd edemez. Aralarındaki en önemli fark ise Arabica çekirdekleri %1-2, Robusta çekirdekleri ise % 2-5 kafein içerirler. Ayrıca Robusta daha asidik olup, sindirimi daha zordur. İçimleri açısından ise, Arabica daha hafif ve aromatik iken, Robusta daha acımsı ve daha az lezzetlidir.
Bu ağaçların yetişmeleri için en ideal bölgeler, tropik bölgelerdir. Brezilya, Guatemala ve Kenya bu açıdan en ideal ülkelerdir.    

Türkiye’de kahve:

Türkiye’de kahve ağacı yetiştirilmesi amacı ile özellikle Akdeniz yöresinde çeşitli denemeler yapılmıssa da, bunlar başarısız olmuştur. Halen kahve ağacı olan çeşitli bölgeler, hatta evinde kahve ağacı olan meraklılar varsa da, bunların ekonomik değeri yoktur.

post Kahve çekirdeğinin macerası

Şubat 6th, 2009

Kategori: Kahve Üretimi, Kahve Üzerine — admin @ 8:57 pm

Kahvenin bir yemişin çekirdeği olduğunu biliyoruz. Bunun nasıl son haline geldiğini görmek istermisiniz:

Kahve yemişi ağaçta iken önce yeşildir

kahve ağaçta

Olgunlaşınca kırmızı renk alır. Ağaçtan toplananlar bunlardır.

Kahce Çiçeği

Kurutma ya da sulu yöntemle kırmızı kabuklar ayrılacak hale gelir

Kahve Kabukları

İçinden çıkan çekirdeğin üzeri parşömen benzeri bir zarla kaplıdır ve elinizde ovuşturursanız bu zar soyulur.

kahveparsomen_1

Açığa çıkan çekirdek sarı-yeşil-kahverengidir. Bu şekilde çuvallara doldurulur ve fırınlanmak üzere gönderilir.

blmnt

Fırınlanınca esas rengi olan kahverengi tonlarını alır.

kahveesas

post Mantar hastalığı kahve üretimini tehdit ediyor.

Şubat 6th, 2009

Kategori: Kahve Üretimi, Kahve Üzerine — admin @ 8:49 pm

Gibberella xylarioides adlı mantarın yol açtığı hastalık kahve ağaçları için ciddi tehdit. Uganda’dan sonra Etyopya’da da büyük bir sorun haline geldi.

Gibberella xylarioides etkeni ile oluşan ve wilt hastalığı da denen hastalık ilk defa 1927′de orta Afrika^da saptandı ve 1940′larda başarı ile mücadelesi yapıldı. Ancak 1996/97′de Uganda’da hızla yayılan ve felakete yol açan hastalık şimdi de önemli kahve üreticilerinden Etopya’yı tehdit etmekte. İlk defa 7 yıl önce saptanan hastalık hızla yayılmakta. Bu da geçimlerinin önemli kısmını kahve üretimine bağlayan çiftçiler için yıkım demek.

post Kahve plantasyonları doğal yaşamı koruyor

Şubat 6th, 2009

Kategori: Kahve Üretimi, Kahve Üzerine — admin @ 8:47 pm

Kosta Rika’da bulunan kahve plantasyonlarında yapılan çalışmada, tropikal ormanlardan dönüştürülen bu yerlerin, tropikal orman kuşlarını barındırmaya devam ettiği gösterildi. İlginç olan, Stanford Üniversitesi Biyologları tarafından yapılan bu çalışma bir Türk başkanlığında yapıldı.

Çalışma “Journal Conservation Biology” dergisinin Nisan 2007 sayısında yayınlandı.
Stanford Üniversitesi biologlarından Çağan H. Şekercioğlu başkanlığında bir ekip tarafından yapılan çalışmada, ormanlardan dönüştürülen tarım alanlarında orman kuşlarının yaşayabildiği gösterildi. Bu kuşlar ya bu yeni ortama uyum sağlıyor ya da az sayıda kalan orman ağaçlarını kullanıyor. Bu bilginin restorasyon ekologları için doğal yaşamı koruma anlamında değerli olacağı belirtilmekte.
Çalışma 20.000 kişi gözlem saatinde ve 32,000′den fazla GPS ile fiziksel noktalama ile yapıldı.
Bu tip tarım alanlarının ufak bir bölümünde bile orman dokusunun korunmasının anlamlı olacağı düşünülmekte.KAYNAK: Cagan H. Sekercioglu, Scott R. Loarie, Federico Oviedo Brenes, Paul R. Ehrlich, And Gretchen C. Daily (2007) Persistence of Forest Birds in the Costa Rican Agricultural Countryside. Conservation Biology Volume 21, No. 2, 482–494

Sonraki Sayfa »
ruldrurd