KAHVE DENEYİMİ HONDURAS / DON JOAQUIN / NATURAL MACERATION CD

Gavekahvecoffee

Aktif Demleyici
Katılım
27 Ocak 2022
Herkese selamlar,
Coffee Department yeni kahve getirmiş ve 31 Ağustos'a kadar %20 indirimli. Ben yeni sipariş verdim deneyimleyenler varsa yazarsa harika olur.

Kırmızı Erik, Demirhindi, Marzipan
Ülke:
Honduras
Bölge: Occidente, Copan
Üretici: Wilfredo Estevez Molina
SCA Puanı: 86,75
İrtifa: 1.200 Metre
Tür: IHCAFE 90
Fermantasyon: 72 Saat Naturel Maserasyon
Tedarikçi: Fest Coffee Mission
Hasat Yılı: 2021
Kavurma Derecesi: Açık

Honduras’ın batısında, Celaque Milli Parkı’nın yakınlarında bulunan Don Joaquin kahve tarlası, Aruco Koperatifinin bir parçasıdır. Deniz seviyesinden 1.200 metre yüksekte bulunan tarla, Celaque Milli Parkının içinde yer aldığından biyoçeşitiliği hem bitki örtüsü hem de yaşayan canlı sayısı açısından çok zengin olup, çok sağlıklı kahve ağaçlarının yetişmesine uygun mikro iklime sahiptir.
Bu kahvenin üreticisi Wilfredo Estevez Molina, Don Joaquin tarlasını Aruco Kooperatifi’nin kurucularından biri olan babasından miras olarak devralıyor. 2018 yılında üniversiteden Tarım Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra aile mesleğini yeni nesil tarım uygulamaları ile birleştirerek devam ediyor.
Wilfredo, bu lot için Honduras Kahve Enstitüsü tarafından geliştirilen Caturra ve Sarchimor hibridi olan IHCAFE90 kullanıyor. Düşük rakımlarda yüksek potansiyele sahip olan bu varyete için deneysel bir işleme tekniği uygulayıp kahveden maksimum potansiyeli almak istiyor. Hasat zamanı geldiğinde el ile seçici şekilde toplanan kahve meyveleri suda yüzdürme tekniği uygulanarak su üstünde kalan meyveler ayıklanıyor, su dibine batan kahve meyveleri için ise maserasyon tekniği uygulanıyor; bu meyveler plastik çuvallara alınıp, çuvalların ağızları kapatılıyor ve çuvallar üst üste dizilerek 72 saat dinlenmeye bırakılıyor. Çuvallar içindeki kahve meyveleri bu süreçte meyve sularını salıyor ve bu şekilde fermantasyon uygulanıyor. 72 saat sonunda gölgede bulunan kurutma yataklarına alınıp 25 gün boyunca belli bir nem oranına ulaşana kadar kurutuluyor.
Bu yenilikçi fermantasyon tekniği sayesinde oldukça meyvemsi ve lezzetli bir tat profili ortaya çıkıyor. Bu kahveye açık kavurma tekniği uygulayarak tüm bu meyvemsiliği berrak bir şekilde fincana aktarmayı hedefledik. Fincanımızda olgun yaban mersini ve kırmızı erik gibi kırmızı meyvelerin aromatik karakteri, tatlı ve meyvemsi bir hissiyatı ile malik asidite kendini belli ediyor. Fermantasyon sürecinde şeker yapısındaki değişiklik sayesinde de kahve yoğun bir gövde ve demirhindi gibi tatlı ve zengin bir hissiyat yaratıyor. Afiyet olsun!
 

Shepherd

Kahve Masası Fan Club
Katılım
22 Ağu 2020
Konum
İstanbul
Biri açıklayabilir mi Niji, Montag ve Coffee Department'daki DON JOAQUIN aynı kahve midir?

C. Department 230 TL
Montag 180 TL
Niji 143 TL
Büyük ihtimalle aynı kahvedir, Fest Coffee'de satılıyor Don Joaquin başka da göremedim bunda da tedarikçi Fest yazıyor zaten.

edit: Sitede çuval fiyatı 11.85$ kg fiyatı, 140-160 arası uygun yeri gibi. Coffee Department biraz pahalı kalmış gözüküyor.
 
Son düzenleme:

brsrknyvz

Sezy Coffee Roastery Firma Yetkilisi
Katılım
16 Ara 2019
Konum
İSTANBUL
Büyük ihtimalle aynı kahvedir, Fest Coffee'de satılıyor Don Joaquin başka da göremedim bunda da tedarikçi Fest yazıyor zaten.

edit: Sitede çuval fiyatı 11.85$ kg fiyatı, 140-160 arası uygun yeri gibi. Coffee Department biraz pahalı kalmış gözüküyor.
hahahahahah bunun kilosu kaçaydı ya diye düşünüyordum tam ben de. sen benden daha hakimsin yeşil fiyatlarına :D
 

dncrmdn

Yeni Demleyici
Katılım
20 Ocak 2022
Büyük ihtimalle aynı kahvedir, Fest Coffee'de satılıyor Don Joaquin başka da göremedim bunda da tedarikçi Fest yazıyor zaten.

edit: Sitede çuval fiyatı 11.85$ kg fiyatı, 140-160 arası uygun yeri gibi. Coffee Department biraz pahalı kalmış gözüküyor.
Department fiyat olarak genelde bir tik pahali kalıyor :D ama tutarlı kavramlarından dolayi fiyati görmüyoruz bazen :D
 

Shepherd

Kahve Masası Fan Club
Katılım
22 Ağu 2020
Konum
İstanbul
Bir parantez açmak istiyorum:

Avrupa'daki kavuruculara bakarsanız İskandinav tarafı biraz pahalı kalıyor onlardan ziyade Almanya, Fransa, Hollanda vs. ele alalım;

85 puan civarı kahveler 10-14$ gibi bir aralıkta satılıyor ki genelde bu kahvelerin yeşil kg fiyatı da 9-13$ arasında oluyor. (Kawa, barn gibi yerlerde böyle) Yani aşağı yukarı böyle bir fiyatlandırma var. Orada hayat zaten pahalı... Çalışan maaşı, dükkan kirası, sabit giderler tabii ki bizden çok daha pahalı (kalite, adil ticaret, tutarlılık konusuna girmiyorum.) Yeşilini 11e alıp 250gr 11e satıyor, kazanıyor.

1-) X firması demeden, Türkiye'de birçok firma var çünkü bunu yapan. Yukarıda saydığım gibi bütün giderleri çok çok daha az olan Türk kavurucular, 11e aldığını 12ye satıyorsa

2-) X ve Y firması demeden, bir firmanın 140'a sattığını başka firma 210'a satıyorsa ve deneyenler en azından eşit ölçüde tatmin olmuşlarsa (aksi durumu düşünmek istemiyorum)

- Burada sorgulanması gereken kavrumun tutarlılığı, işletmecinin sempatikliği ya da kutunun ne kadar hoş olduğu olmamalıdır diye düşünüyorum.
 
Son düzenleme:

Shepherd

Kahve Masası Fan Club
Katılım
22 Ağu 2020
Konum
İstanbul
Amacım tartışma yaratmak değil, herkesin hep konuştuğu bildiği bir noktaya popüler uç yaklaşımlardan ziyade geliştirilebilir somut bir bakış açısıyla bakmak.

Hazır konu açılmışken bu gözlemime tecrübelerinizi ve bilgilerinizi aktarmanızı isterim. Gözümden kaçan bazı yerler illa ki vardır.

@teyyaredenkahve
@pepukkahve
@orkunustel
@brsrknyvz
@nuclearmoonrise
 

nuclearmoonrise

Eşsiz Kahve Çekirdeği
Katılım
29 Kas 2018
Amacım tartışma yaratmak değil, herkesin hep konuştuğu bildiği bir noktaya popüler uç yaklaşımlardan ziyade geliştirilebilir somut bir bakış açısıyla bakmak.

Hazır konu açılmışken bu gözlemime tecrübelerinizi ve bilgilerinizi aktarmanızı isterim. Gözümden kaçan bazı yerler illa ki vardır.

@teyyaredenkahve
@pepukkahve
@orkunustel
@brsrknyvz
@nuclearmoonrise
Tecrübem yok, bilgim yok, tahmin yürütesim de yok. Tek diyeceğim var; biz bazı işletmelere bir günde küsmedik :D
 

brsrknyvz

Sezy Coffee Roastery Firma Yetkilisi
Katılım
16 Ara 2019
Konum
İSTANBUL
Amacım tartışma yaratmak değil, herkesin hep konuştuğu bildiği bir noktaya popüler uç yaklaşımlardan ziyade geliştirilebilir somut bir bakış açısıyla bakmak.

Hazır konu açılmışken bu gözlemime tecrübelerinizi ve bilgilerinizi aktarmanızı isterim. Gözümden kaçan bazı yerler illa ki vardır.

@teyyaredenkahve
@pepukkahve
@orkunustel
@brsrknyvz
@nuclearmoonrise
Ben bu konudaki fikirlerimi aslında uzunca bir süredir pek çok başlık altında bölük pörçük de olsa yazıyorum. Temsil ettiği bir marka olunca insan doğal olarak yazdıklarına çok daha fazla dikkat etmek zorunda kalıyor ama yine de şahsi görüşlerimi şöyle özetleyebilirim.

1) Evet, gider kalemlerini Türk kavurucular ve Avrupalı kavurucular olarak yan yana yazarsak Türk kavurucular lehine çok bariz bir fark ortaya çıkıyor. Biz özellikle fiyatlandırma konusunda eleştiriden çok övgü ve takdir alan bir markayız ve bunu sağlayabiliyor olmamızın başlıca sebeplerinden biri de bu ancak eğri oturup doğru konuşmak lazım. Her ne kadar ilk bakışta Türk kavurucular lehine bariz bir fark varmış gibi görünse de aslında konu o kadar basit değil. Öncelikle Almanya'da, Fransa'da İngiltere'de veya muadil bir Avrupa ülkesinde kavurucuların bizlere göre muazzam bir hacim avantajı var. Diyelim ki bu gider kalemleri aylık Avrupa'da 100.000 birim olsun. Türkiye'de 20.000 birim olsun. Bu ülkelerdeki bir kavurucu 100.000 birim masrafı aylık 50.000 pakete bölüyor. Paket başı 2 birim harcıyor. Biz ise 20.000 gideri aylık 2000 pakete bölüyoruz ve paket başı 10 birim harcıyoruz (rakamları tamamen örnek olsun diye verdim. Üç eksik beş fazlasından ziyade işin mantığı ve matematiğini kolaylaştırmak istedim.) Ayrıca Türk kavurucular 7x24 kur riski taşıyor. Bu çok ciddi bir risk. Stok yapmak ayrı bir risk yapmamak ayrı bir risk. Türk kavurucuların finansmana erişim şartları Avrupalı kavuruculardan çok ama çok daha zor ve külfetli. Ortalama her üç beş senede bir ağır bir ekonomik kriz ve buhran içine giren bir ülkede iş yapmaya çalışıyoruz. Herhangi bir firmanın yatırım geri dönüşü, performans analizi, reklam bütçesi ve benzer pek çok konuda kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere farklı fizibilite, bütçe ve yatırım planları olması ticaretin ilk şartıdır. Bunun için ise minimum 1-5 sene arası önünü görebilmesi gerekir. Türkiye'de 1-3 ay arası yaptığımız çalışmalar bile 1-3 hafta sonra patlıyor. Daha da uzatıp sıkıcı olmak istemem ama başta Türk kavurucular lehine görünen bariz avantajı bu etkenleri masaya yatırınca komik kalıyor.

2) Serbest piyasa ekonomisinde bir ürünü 100'e satan da olabilir 150'ye satan da olabilir. Teorik olarak bunda bir sıkıntı yok. Burada konuya sadece kahve değil kahveyle birlikte aslında sunulan total hizmet olarak yaklaşmakta fayda var. Fiyata bakarken x satıcının kullandığı ambalaj, kutu, kargo şirketi, kutu içeriği, vb pek çok ek gider var. Özellikle son bir iki yıldır bu giderler fiyata ciddi olarak yansıyor. Dolayısıyla x firması kahvesini bir kutuda yolluyorsa yaklaşık 8-10 lira ekstra bir maliyete giriyor. Y firması kutu yerine başka bir şey kullanıyor ve bu maliyeti 2-3 liraya indiriyor olabilir. X firması sağlam, düzgün valfli, daha kalın kaliteli ambalaja 5-7 lira verirken Y firması daha ucuz bir ambalaj tercih edip bu işi 1-2 liraya çözüyor olabilir. Bu gibi farkları da total fiyat kıyaslaması içinde göz önünde bulundurmak lazım. Ayrıca tüm bunlardan bağımsız olarak x firması "benim marka değerim bu arkadaş, ben bu fiyata satıyorum, bunu alacak adam benden alsın" diyor olabilir. Bu da bence bir tartışma konusu değil. Onların takdiridir.

3) Bu maddelere kısaca değindikten sonra fiyatlandırma konusunda bence asıl sıkıntılı mevzunun ne olduğuna geleyim. Benim muhtemelen iki senedir tekrar tekrar yazdığım bir iki konu var. Hatta yanlış hatırlamıyorsam bu konuda ya seninle ya da @nuclearmoonrise ile geçen sene kısa bir muhabbetimiz de olmuştu. Ben ısrarla şu konudaki rahatsızlığımı dile getiriyorum ve getirmeye de devam edeceğim. Rakamları tamamen atıyorum, herhangi bir marka veya kahve üzerinden konuşmuyorum. O yüzden tesadüfen denk gelen olursa lütfen alınmasın. X firması diyelim bir kahveyi 200 liradan satışa çıkardı. Yukarıda yazdığım üzere bunda hiçbir problem yok, eleştirmek de haddime değil. İsteyen alır, istemeyen almaz. Ancak bir kahveyi ya da bir atıyorum koltuğu belirli bir fiyattan satışa çıkartıp sonra neredeyse bütün sene o veya bu bahaneyle bu ay %30 indirimli, yaz geldi %25 indirimli, İstanbul'un kurtuluşu %35 indirimli, Merkür retrosu %20+%10 indirimli dediği zaman ben çok rahatsız oluyorum. Abi madem sen bunu zaten bütün sene takriben atıyorum 150 liraya satacaksın, o zaman neden 200 etiket koyuyorsun. Çık güzel güzel de ki bu kahve 150 lira. Ben buradaki tutarsızlığın yukarıda belirtilen tüm tutarsızlıklardan daha büyük olduğuna inanıyorum. Ayrıca yukarıdaki maddelerin tamamının bir açıklaması var ama bunun yok. Bu doğrudan tüketiciyi kandırmaya yönelik manipülatif bir satış taktiği.

4) Bence bir diğer sıkıntı ise fiyatlandırma politikalarındaki tutarsızlık. Bunu biraz açayım. X kahveyi 15 dolara aldın diyelim. 250 gramına da 250 lira koydun. Sayılara lütfen takılmayın. Ok. 15 dolarlık kahveyi ben 250 liraya satıyorum dedin. Buraya kadar yine sorun yok ama başka bir kahve daha alıyorsun. O da 15 dolar. Ona 300 lira diyorsun. Niye? Ben buna bir anlam veremiyorum. Mesela seni 300'de durduran ne oluyor? Hadi bunu da şimdilik bir kenara koyalım. Senin 200 liraya koyduğun kahveyi diyelim Ahmet 170'e Mehmet 150'ye koyuyor. O zaman bir bakıyoruz o kahvede hop %35 yağmur yağdı toprak konusu indirimi verdim diyorsun. Neden? Yine yukarıda saydığımız maddelerin tamamını taca atmış oluyorsun. Yetmiyor, kahveyi ucuza koyanların diyelim stoku bitiyor, başka bir şey oluyor. 200 dediğin kahve yine birden hop 300 oluyor :D Ya da biraz adını falan değiştirip 300 diyorsun. Marka değeri, güven, tutarlılık gibi kavramların tamamını beş dakikada yok ediyorsun. O zaman bu fiyatlandırma politikasına bir fiyatlandırma politikası değil şark kurnazlığı deniyor.

5) Bu konudaki fikirlerimi mümkün mertebe açık açık anlattıktan sonra işin bir de diğer tarafına gelelim. En nihayetinde son sözü tüketici söylüyor. Eğer x firması bir kahveye 250 lira ama bak indirim verdim 170'e veriyorum dediğinde tüketici "vaaaayy fırsata bak" diye o kahveye saldırıyorsa, bu satış stratejisini güden firma bundan ziyadesiyle karlı çıkıyorsa, x firmasını suçlamak ne kadar doğru? Adam sonuçta tüketiciye istediğini veriyor diye eleştirilemez. O yüzden biz kavurucuların tabii ki pek çok eksiği de var, hatası da var, daha iyi yapmak isteyip yapamadıklarımız da var ve bunlar tüketiciler tarafından doğal olarak dile getiriliyor ama bir de işin diğer tarafına bakmak lazım. Tüketicilerin de ben ne yapıyorum demesi lazım. Bu arada bu yazdıklarım sadece nitelikli kahvede böyle değil. Premium veya ticaride artık bu işin suyu çıkmış durumda. Zaman zaman burada da yazılan çizilen markalar dahil olmak üzere pek çok markanın sitesini açın bakın, hepsinde bir fiyat yazıyor, üzeri çizilmiş şu kadar indirimde diye başka bir fiyat daha yazıyor ve bu fiyatlar 365 gün bu şekilde sergileniyor :D Bizim eski evin orada senelerdir vitrinlerinde "kapatıyoruz zararına satış" yazan bir sürü mağaza vardı. Ben on sene orada oturdum. Sonunda taşındım. O mağazalar hala kapatıyor :D

Dolayısıyla benim görüşüm bir markanın x kahvesinin fiyatını yorumlarken fiyatta ne yazdığından ziyade o fiyatın o marka ve markanın aynı fiyattaki diğer kahveleri bazında ne kadar tutarlı olup olmadığına bakmak gerekiyor. Fiyatlandırma politikası sabit giderleriyle belirli bir kar marjıyla hesaplandığında tutarlı mı? Ben bu kahveyi bu paradan satıyorum mu diyor? Yoksa koyduğu etiket altında başka pek çok hesap içeren, hesaplanmış kitaplanmış, kasıtlı bir pazarlama stratejisinin parçası mı? Ben bir tüketici olarak alışveriş yaparken en çok buna dikkat ediyorum. Bir satıcı olarak da etiket koyarken en çok buna dikkat ediyorum.
 

orkunustel

Kafein Kültür Firma Yetkilisi
Katılım
19 Ocak 2022
Konum
İstanbul
Amacım tartışma yaratmak değil, herkesin hep konuştuğu bildiği bir noktaya popüler uç yaklaşımlardan ziyade geliştirilebilir somut bir bakış açısıyla bakmak.

Hazır konu açılmışken bu gözlemime tecrübelerinizi ve bilgilerinizi aktarmanızı isterim. Gözümden kaçan bazı yerler illa ki vardır.

@teyyaredenkahve
@pepukkahve
@orkunustel
@brsrknyvz
@nuclearmoonrise
Başka markaların politikasını yorumlamak bir ticari iş yapan biri olarak etik olmaz. Tek diyebileceğim Avrupa ekonomisi ile Türkiye ekonomisinin aynı stabilitede ve dengede gitmiyor oluşu, ikincisi her kavurmahanenin maliyetinin farklı oluşu. Yeşil çekirdek fiyatında bitmiyor maliyetlendirme sadece.
 

Shepherd

Kahve Masası Fan Club
Katılım
22 Ağu 2020
Konum
İstanbul
Teşekkürler değerli yorumlarınız için öncelikle, bir noktaya açıklık getirmek istiyorum, belki farklı anlaşıldım. Amacım hali hazırda ihtilaflı bir konuda "ilk akla gelenler" üzerinden bir sorgulama yapmaktı.


-Nitelikli kahve deyince bu aralar en popüler olgu "şeffaflık" oldu. Şeffaflık deyince herkesin aklına bir çok şey gelebilir, geniş bir konsept. Bence şeffaflık istenileni vermekten ibaret değil, çok daha kapsamlı bir olgu. Öncelikle tüketici şeffaf olmalı (deneyimliden, deneyimsizine ne istediğini bilmek yani) ve en az tüketici kadar da kavurmacılar şeffaf olmalıdır. Ne demek istiyorum? Ben bu sorguyu ilk akla gelen şekliyle yaptım;

...bir marka olunca insan doğal olarak yazdıklarına çok daha fazla dikkat etmek zorunda kalıyor ama yine de şahsi görüşlerimi şöyle özetleyebilirim.

Başka markaların politikasını yorumlamak bir ticari iş yapan biri olarak etik olmaz. Tek diyebileceğim...

Yukarıda gelen cevaplar, birisi diğerinden üstün değil, eşit oranda "şeffaflık" diye nitelendirdiğim geniş olgunun içerisinde, aktif olarak buradalar. Ben sübjektif olarak bunu olumlu yorumlama eğiliminde olabilirim. @orkunustel hocam forumda ev demleyicisi olarak vardı, başka firmada çalışsa bile hiç yansıtmazdı, kavurucu olduktan sonra artık yansıtıyor kendisini, bu da şeffaflık. Esnaf olunca tüketici olma işi bırakılmıyor @brsrknyvz hocamın değindiği noktalar ve değinme şekli de ticari değil, tamamen bireysel bunu hissettiriyor bu da şeffaflık.
Firmaları fazlaca araştıran, deneyimleyen ve etkileşim halinde olan bir ev demleyicisi olduğumu söyleyebilirim ama bu beni zaten yetkin kılmaz. Aramızda şampiyonlar, SCA eğitmenleri, Q graderlar, influencerlar de var hepsine de büyük saygı ve ilgi var ama bu ünvanlar da onları yetkin kılmıyor. Yetkinlik yükleme kaygısı anlamsız iki parametre var: Serbest Piyasa ve tüketici.
 
Son düzenleme:

teyyaredenkahve

Kahve Masası ✈️
Yönetici
Katılım
28 Nis 2017
Konum
İstanbul
Amacım tartışma yaratmak değil, herkesin hep konuştuğu bildiği bir noktaya popüler uç yaklaşımlardan ziyade geliştirilebilir somut bir bakış açısıyla bakmak.

Hazır konu açılmışken bu gözlemime tecrübelerinizi ve bilgilerinizi aktarmanızı isterim. Gözümden kaçan bazı yerler illa ki vardır.

@teyyaredenkahve
@pepukkahve
@orkunustel
@brsrknyvz
@nuclearmoonrise
Yeşil çekirdek maliyeti dışında bir çok maliyet var ve bu her kavurucu için farklı. Aynı kavurucu bazı çekirdekleri de piyasanın epey altında satabiliyor. Yani hem ucuz hem pahalı kahveleri olabiliyor.

Kahve kavurmak genel olarak olarak artizan bir iş. En azından bizim ilgilendiğimiz kısmı bu şekilde.

Piyasada dolaşan aynı kahvelerin çok farklı fiyatlardan satılması tabii ki bazen sorgulanmasına sebep oluyor ama aynı malzemeden yapılan makarna, köfte de 30 TL' den başlıyor, 130 TL'ye kadar çıkıyor. Restoran tercihimizi neye göre yapıyoruz?

Restorana güveniyorsam, veriyorum parasını, yiyorum... güvenmiyorsam fiyatı ne olursa olsun, orada yemiyorum. Bu kahvede de böyle. Fiyat dediğimiz şey evet belli sınırlarda ve hesap çerçevesinde olmalı ama bir de serbest piyasa dediğimiz kavram var.

Tüketici her zaman araştırır, bütçesine ve damağına uyan yerlerden alır. Piyasa da böyle oluşur.

Nitelikli kahvedeki şeffaflık kavramı bazen karıştırılıyor. Alış fiyatı ve son tüketici fiyatı şeffaflık kavramı içinde olan şeyler değil.

Son olarak Coffee Collective ve Tim Wendelboe raporlarını paylaşmıştım. Yıllık 60-100 ton hacimleri var. Bu da fiyatı en çok etkileyen unsur.
 
Üst